Her genç kızın rüyasını süsleyen gelinliğin tarihçesi

Her genç kızın rüyasını süsleyen gelinliğin tarihçesi

Her genç kızın rüyasını süsleyen, nikahların ve düğünlerin vazgeçilmezi gelinliğin hikayesi, yaklaşık 4 bin yıl önce eski Mısır’daki genç kızların giydiği kat kat pileli beyaz keten kumaştan tasarlanan gelinliğe dayanıyor.

Gelinliğin hikayesi eski Mısır’a kadar uzanıyor. Yaklaşık 4 bin yıl önce, eski Mısır’da gelinler, üzerlerine kat kat pileli beyaz renkte keten kumaştan dikilen elbiseler giyerdi. Eski Yunan’da beyaz renk kutlamayı temsil ettiği için gelinler, evlenme töreni için beyaz kıyafetler diktirdi. Eski Mısır ve Yunan’da gelinlerin beyaz kıyafet giymesine karşın eski Roma’da evlenecek genç kızlar gelinlikte sarı rengi tercih etti. Orta Çağ’da ise gelinliğin renginden çok kumaşının kaliteli ve gösterişli olmasına özen gösterildi.

Gelinlikte renk olarak beyazın kullanılması ise 16. yüzyılda yaygınlaştı. Bir düğünde beyaz kıyafet giydiği kayıtlara geçen ilk gelin, 1499 yılında 12. Lois ile evlenen İngiltereli Anne oldu.

Günümüzdeki gelinlik modellerinin temelini ise 1854’de evlenen İngiltere’nin 64 yıl tahtta oturan kraliçesi Victoria’nın, Prens Albert ile evlenirken giydiği 5,5 metre kuyruklu beyaz saten kumaştan dikilen gösterişli gelinliği oluşturdu. Beyaz gelinlikler 1800’lü yılların ortalarından itibaren İngiltere saraylarından Osmanlı saraylarına kadar tüm dünyada yer buldu.

Her yıl değişen moda, masumiyetin ve saflığın simgesi gelinliklere bir yenilik katarken, duvak, çiçek, tül, şifon, saten, dantel ve ipek kumaşlar her zaman gelinliğin vazgeçilmezi oldu. Türkiye’de ise 1930-1940’lı yıllarda ipek ve şifon kumaşlardan dikilen gelinlikte, 1940’lı yılların sonlarına doğru bir moda oluşmaya başladı. 1950-1960’lı yıllarda belden kabarık gelinlikler tasarlanırken, 1980-1990’lı yıllarda kumaşlarda ve modellerde farklılaşma görüldü.

Gelinlik modasında, 2000’li yıllarda 1960’lı yılların sadeliği ön plana çıktı. 2010’lu yıllardan itibaren de belden kabarık, tül etekler, şifonlar ve organzeler moda oldu. Beyaz gelinlik son dönemlerde yerini kırık beyaza bırakırtı.

Türkiye’de hala kişiye özel gelinlik revaçta

Ankaranın ünlü tasarımcılarından olan Volkan Arıkanoğlu, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sistemin hazır gelinliklere yöneldiğini belirterek, kendilerinin kişiye özel gelinlik diktiklerini söyledi. ABD’de Çin malı gelinliklerin çok satıldığını ama Türkiye’de ağırlığın henüz Çin’e kaymadığını ifade eden Arıkanoğlu, ”Türk insanı gelinliğin çok özel ve kendine has olmasını istiyor. Millet olarak gelinlik konusunda çok hassasız. ‘Türkiye’de Çin malı gelinlikler öne çıktı, Türk piyasasını bastırdı’ görüşüne pek katılmıyorum” dedi.

Gelinlikleri büyük bir özenle hazırladıklarını, her parçasını elle diktiklerini anlatan Arıkanoğlu, ”Gelin adaylarının ifadesiyle, ruhuyla bütünleşen modelleri seçmeye çalışıyoruz. Bir gelinliğin ilk aşaması modelin tasarlanmasıdır. Tasarımın oluşması bir haftayı bulur. Çizime göre, modelin kalıbı çıkarılır. Modele göre kumaş seçilir ve sonra kumaş kesilir. Kesimden sonraki aşamada ise gelinliğin dikişine başlanır ve provası yapılır. Provanın tamamlanmasıyla eğer varsa işleme ve dantel kısımlarıyla gelinlik tamamlanır. Dikim aşaması 4 gün sürer. Çok işçilik gerektiren gelinliklerin dikimi bir ayı bulabiliyor” diye konuştu.

”Gelinliği taşıyan yüzdür”

Volkan Arıkanoğlu , 2018 yılının Tül ve ipekli kumaşların  çok moda olduğunu, bütün gelinlerin prenses ve düz kesim gelinliklerle kendilerini görmek istediğini belirterek, ”Gelinlikte moda yoktur, hangi gelinlik yakışıyorsa o gelinlikle gelin adayı güzeldir” dedi.

 


Leave a Comment